HZ Dıhye ve Herakliyus

Safvet Senih

Safvet Senih

18 Nis 2024 09:25
  • Hz. Dıhye, Efendimizin (S.A.S.)  Dünyanın devlet başkanlarına mektup gönderirken seçtiği şahsiyetlerden birisidir. Zira, Hz. Dıhye insanlar arasındaki münasebetleri ve havasla alâkası ve ufku genişti. Onun için Efendimiz (S.A.S.) onu Bizansın devlet başkanı Herakliyus’a göndermişti. Evet o, Arabistan çevresindeki devletleri çok iyi biliyordu. Hatta onların dilini bile öğrenmişti.
    Resulullah, Bizans’a gönderilmek üzere onların dilinden anlayacak, kılık kıyafette ve sima olarak güzel yüzlü, kendine çok iyi bakan, temiz giyinen Dıhye Hazretlerini vazifelendirmişti. Cebrail de, Dıhye suretinde geldiğine göre demek ki, Allah da bu halden râzıydı.
    Hz. Dıhye, Resulullah’ın (S.A.S.)  mektubunu alarak Bizans’ın merkezi Şam’ın yolunu tuttu. Şam’a vardığında İmparatorun adamları, Hz. Dıhye’ye, huzura çıktığı zaman başı eğik yürümesini, varınca da yere secde etmesini söylediler.
    Hz. Dıhye, onlara hitaben: “Biz Müslümanlar Allah’tan başka kimseye secde etmeyiz.  Bizim Peygamberimiz (S.A.S.)  ne kendisine, ne de başkasının önünde, kimsenin eğilmesine izin vermez. Kendisiyle görüşmek isteyen köle bile olsa, huzura alır, derdini, sıkıntısını dinler” dedi.
    Hz. Dıhye’nin bu sözleri, sarayda büyük bir yankı uyandırdı. Çok geçmeden, İmparator Herakliyus, onu huzuruna kabul etti. Şanlı sahabe Bizans kralının karşısında Allah Resulünün (S.A.S.) tebliğ mektubunu okudu.
    “Bismillahirrahmanirrahim.
    Allah’ın Resulü Muhammed’den Roma İmparatoru Herakliyus’a:
    Allah’ın selamı hidayete tâbi olanların üstüne olsun.
    Seni İslam’a davet ediyorum. Müslüman ol, selâmeti bul. Böylece Allah sana iki kat ecir verir.
    Eğer yüz çevirirsen bütün Hıristiyanların günahı boynuna olur.
    Ey Ehl-i Kitap!  Gelin aramızdaki ortak kelimede birleşelim. Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim. Ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp birbirimizi ilâhlaştırmayalım. Eğer bu sözden yüz çevirirlerse, şâhit olunuz, biz Müslüman’ız deyiniz.”
    Allah Resulünün (S.A.S.)  mektubu okunurken Herakliyus’un alnından buram buram terler boşalıyordu. Mektubu aldı, dikkatle defalarca okudu. Sonra Hz. Dıhye’yi yanına çağırdı. Kutlu Sahabe bu güzel anı, en güzel şekilde değerlendirdi. Bizans İmparatoruna İslam’ın mesajını anlattı. Onun samimi sözleri İmparatora tesir etmişti. O kerameti kendinden değil, yanında getirdiği mübarek mektuptan biliyordu.
    İmparator, Dıhye’ye  “Bana anlattığın bu zât, kutsal kitaplarda bahsedilen  hirzaman Peygamberidir. Yalnız ben ona uyarsam Bizanslıların beni öldürmesinden korkarım.” dedi. 
    Herakliyus, mektubu aldıktan sonra papazları çağırtır. Salonun bütün kapılarını kilitletir ve şöyle der:  “Bu mektup bizim de beklediğimiz peygamberden geliyor. Siz de bize böyle öğretmiştiniz. Ne dersiniz iman edelim mi?”
    Papazlar bu sözler karşısında ellerinin arasına alıp kapıya doğru koşarak: “Eyvah! İmparator’un kafasına şeytan girmiş!” diyorlar. 
    Bu ağır baskı bu fikri istibdad onun bu tercihini engelledi.
    Böyle bir infial karşısında büyük tehlikeyi sezen Herakliyus  “Durun, durun! Nereye gidiyorsunuz? Ben sizin dininizde ne kadar samimi olduğunuzu denemek ve ölçmek için söylemiştim!..”  dedi. 
    İran Kisrası Efendimizin mektubunu yırtıp parçaladığından  onun ülkesi de parça parça oldu, oğlu da kendisini parçalayıp öldürdü. Ama Herakliyus saygı gösterdiği böyle bir  bedduaya maruz kalmadı.
    Aradan yıllar geçti Efendimiz (S.A.S.)  Rabbine kavuşmuştu. Hz. Dıhye, İslamın güzelliklerini birer mesaj gibi dünyaya yayanlar kervanına katılmıştı. O da Suriye civarındaki fetihlere katıldı. Onun için hüzünlenip ağlarken: “Yoksun ki sana mektupla değil de fetihlerle gelseydim Yâ Resulullah!” diyordu.
    Hz. Dıhye’nin ticaretle elde ettiği imkânlar kalmamıştı ama Allah yolundaki hizmetleri kalıcı idi. Kendi Şam’a fethinden sonra Şam’a hicret edip yerleşti. 672 yılında vefat etti. Şam’a defnedildi. Medine’yi çok severdi ama Hicret sevabı için Muhacir olarak ruhunu Allah’a teslim etmek istiyordu.
    Hz. Dıhye’nin mezarı, Şam’ın lüks semtlerinde Meze Kabristanında bulunmaktadır.
    (Erol Çalı, Medeniyelerin Başkenti Şam, Humus, Hama, Halep, Basra…  ŞAM) 

    18 Nis 2024 09:25
    YAZARIN SON YAZILARI